February 6th, 2008
Sarhos
BİR MÜDDET ZEYTİN YİYECEĞİZ, SONRA…
Kendisini karşılayan sekretere ; Nazif Bey’le görüşmek istediğini söyledi.
Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: “Nazif Bey mi?” dedi.
“Evet, Nazif Bey!” diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla
“Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.” dedi. Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine.
“Ya, öyle mi.?” diyebildi sadece. Hicranlı bir suskunlukla bir müddet öylece kalakaldı. Gözlerine hücum eden yaşlar yanaklarından süzülüp göğsüne damladı. Kendisini toparlayıp “Onun adına görüşebileceğim bir yakını var mı acaba?” diye sordu.
“Evet var, oğlu Selim Bey….”.
Titrek bir sesle “Öyleyse Selim Bey’le görüşebilir miyim?” dedi. Görevli hanım, insanda saygı uyandıran bu kibar beyefendiye,
“Selim Bey oldukça meşgul bir insan, randevusuz görüşmek pek mümkün
olmuyor; ama ben yine de kendisine bir haber vereyim.” dedi ve telefona yöneldi..
Sonra “Kim diyelim efendim?” diye sordu.
“Kendimi ona ben tanıtmak istiyorum kızım.” cevabı üzerine sekreter dahili telefonu çevirdi. tamamını oku »
Kategori Hikaye - Fikra |
Yorum yok »
February 6th, 2008
Sarhos
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve LasVegas’ın yolunu tutar… Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- “Hayatim, evde misin?”
- “Evet kocacığım.”
- “İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım.”
- Kadın sevinç dolu bir çığlık atar “Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?…”
- Adam cevap verir: “ Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.”
Kategori Hikaye - Fikra |
Yorum yok »
February 6th, 2008
Sarhos
Bir gün Tanrı Âdem’e gelir ve “Sana bir iyi bir de kötü haberim var” der.
- Âdem “O zaman önce iyi haberleri ver” der.
- Tanrı açıklamaya başlar, “Sana iki yeni organ vereceğim. Birinin adı Beyin. Yeni şeyler yaratmanı, problemleri çözmeni, Havva ile zeki ve zevkli sohbetler etmeni sağlayacak” der. Vereceğim ikinci organın adı ise henüz belli değil. Bu sana inanılmaz zevk verecek, üremeni sağlayarak dünyanın nüfusunu arttırmaya yarayacak, Havva’yı çok memnun edebileceksin, sana daha da âşık olacak” der.
- Âdem çok heyecanlanır, “Bunlar harika hediyeler. Böyle güzel iki haberden sonra hangi haber kötü gelebilir ki?” diye sorar.
-Tanrı Adem’e üzüntü içinde bakar ve “Bu iki organı asla aynı anda kullanamayacaksın!” der.
Kategori Hikaye - Fikra |
Yorum yok »
February 6th, 2008
Sarhos
Adamın biri, papağan almak ister. Gittiği dükkândaki papağanları sırayla inceler.1.kafeste rengarenk, pırıl pırıl tüyleri olan papağanı beğenir. Etiketinde 5.000 dolar yazılıdır.
- Dükkan sahibine sorar. “Bu kuş niye bu kadar pahalı?”
- Dükkan sahibi “Bu papağan tam 7 dil biliyor, onun için”. Adam başka bir kafeste bembeyaz şahane bir kuş daha görür. Hem de 10.000 dolarlık. Yine sorar. Meğer bu kuş anayasayı ezbere okurmuş da ondan. Adam bir bakar en köşede ki kafeste, tüyleri dökülmüş ve kararmış yaşlıca bir kuş var. Ama o da ne tam 50.000 dolar. Peki der bu perişan haldeki kuşun nesi var.
- Dükkan sahibi “ Vallahi birader, bu kuşun nesi var biz de bilmiyoruz. Ama öteki papağanlar sabahları buna günaydın üstat diyorlar.
Kategori Hikaye - Fikra |
Yorum yok »
February 6th, 2008
Sarhos
Zamanın birinde, bir oduncu ormanda odun keserken çalı arasında bir yılana rastlamış. Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken bir an gözgöze gelmiş. Yaradana olan aşkı -yılan bile olsa- yaratılana yansımış ve yılana vurmaya kıyamamış. Yılanda duygulanmış ve dile gelmiş. ”Ey insanoglu, sen bana kıyamadın, bende sana iyilik edecegim” demiş. Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş. Biraz sonra agzında bir altın lira ile dönmüş ve ”Bundan böyle ömür boyu sana hergün bir altın lira verecegim!” demiş. Oduncu altını bozdurmuş ve evinde ogün şenlik olmuş. Ailesid ahil hiç kimseye olanı bite4ni anlatmamış. Herkes sadece oduncunun çok çalıştıgı için durumunun düzeldigini zannetmiş. tamamını oku »
Kategori Hikaye - Fikra |
Yorum yok »